Neden Sebze Meyve Fiyatları Düşmez-2

Neden Sebze Meyve Fiyatları Düşmez-2

 

Hani Ziraat Yüksek Mühendisiyiz ya! Bizden iyi tarım yapacak birisi mi olacak. Olsa olsa Profesörler olabilirdi. Tabi birde diyeceksiniz. Bu iş öyle okumakla olmaz. Bu iş teorik bir iş değil pratik bir iş. Bende Mühendis aklımla, pazarın en fazla olduğu yer nerededir, nereye satarım , nakliyeyi en aza nasıl indirip te kar elde ederim diye düşünüp zaten yaşamakta olduğum İstanbul’da bu işi yaparım dedim. Dedim ama! Öyle yaparım demekle olmuyor. Aylarca, İstanbul kazan ben kepçe Sera için uygun arazi bulmak için  dolaşmadığım yer kalmadı. Sanırım 6 ay kadar dolaştım ve bu arada binlerce km yol gittim. Çoğu kişinin geçmediği, gezmediği ve farkında bile olmadığı yerler gördüm. Hani Ziraat Y. Mühendisi’ yiz ya, her gittiğim yerde sağolsun arazilerini kiralamak isteyenlerce çok iyi karşılandım ve gerekli desteği vereceklerini söylediler. Ama ne hikmettir ki, bir türlü istediğimiz nitelikte araziyi bulamadım. Tam vazgeçmişken Beykoz-Cumhuriyet Köyde bir arkadaşım arazi aradığımı duyarak bana yardımcı oldu. Hani o kadar ay boşuna dolaşmışım gibi, yolu, elektriği ve temiz suyu olan 30 dönüm(30.000 m2) araziyi kiraladım. İstanbul’da böyle bir arazi olduğunu da pek sanmıyorum. Dedim ya, İstanbul Pazar ve bende İstanbuldaki sebze-meyve “HAL” lerine 30 dk mesafedeyim. Oh ne güzel nakliyeden de kar ettim! Birde rekabette öne geçtim diye de düşünüyorum. Öyle ya, Antalya’ dan 1 kamyonunun gelişi 1.000-1.500 lira ise hatta kışın en soğuk günlerinde yollar kapalı olunca gelecek araçta yoksa. Ne güzel! Zaten öyle değilmidir? Fırsatları değerlendirdiğinizde para kazanırsınız.

Başladık üretim çalışmasına, bu arada gezdim bütün İstanbul ve Antalya’ da bir çok sera gezdim. Bu seraları kime yaptırırız nereden alırız nasıl yaparız diye. Fiyatlar aldım. Ortaya çıkan maliyetler ve teknik yetersizliklerden dolayı bu işin dışarıdan hizmet almayla olmayacağına karar verdim ve daha iyisini kendi fabrikamda yapabileceğime karar verdim. Zaten Sulama Sistemleri üreten ve demir işleme konusunda yeterince tecrübeye sahip bir fabrikamız vardı. Bu arada her ne kadar Ziraat Yüksek Mühendisi olsam da, her işin kendi uzmanı olduğunu iyi bilirim. (Cesaretim var ama Cahil değilim!). Değerli hocalarımızla irtibata geçtim ve Antalya’ dan bu işin uzmanı bir kişiyle, danışmanlık anlaşması yaptım. Gerçekten de mesleğini çok iyi bilen bir kişiydi ve bize çok yardımı oldu. Tüm hesaplar kitaplar tamam!. Çizimlerde tamam. Sebze Meyve hallerine gidip görüştüğüm herkes, abi sen yeter ki üret biz alırız-satarız diyor! İstanbul’ da bu ölçekte kimse üretmiyor, biz senle anlaşırız diyorlar! Bundan ötesi varmı!

Başladık fabrikada Sera’ları üretmeye ve kışın ortasında kurmaya. Bu arada cahil değiliz dedik ya! Herşeyi de kuralına uygun yapıyoruz. Birde bu işi en iyi şekilde yapacağız. Gittik Tarım İl Müdürlüğüne, ve İlçe Müdürlüğüne bu işin Organik yada İyi Tarım sertifikasıyla nasıl yapacağımızı öğrendik ve izinlerimizi aldık. Aldık ama, sonra Belediyenin başımıza nasıl bir sorun çıkartacağınızda bilmiyorduk.! Üretmekten daha çok Belediyenin yarattığı problemlerle uğraştık! Bu konuya fazla girmeyeceğim.

Hani kendi fabrikamızda daha iyi yaparız diye aldığımız o üretim kararı var ya, iyiki de öyle yapmışız!. Üretime başladıktan sonra İstanbul’ da ortaya çıkan ani bir fırtına da Göçbeyli deki seralar büyük hasar görmüş olmasına rağmen bizde naylon bile yırtılmadı!

Ne üretelim ne üretelim diye çalışmalar yaparken, İstanbul’ da en iyi Çengelköy hıyarı ve Domates üretebileceğimizi ve bazı yeşillikleri üretebileceğimizi anladık. Ve artık hangi çeşitleri üretebileceğimize karar vermek için denemelere başladık.

Aldık tohumları verdik fidecilere, onlardan aldığımız fideleri diktik seralarımıza. İşin başında da Antalya ‘dan getirttiğimiz danışman ve Seradaki diğer Ziraat Mühendisi arkadaşımız ve onlarca işçi. Gece gündüz , kar-kış, nasıl çalışıyoruz bilseniz. O zamana diğer üreticileri daha iyi anladım! Denemesini yaptığımız ürünleri, önce eşe dosta kolilerle gönderdim. Onların görüşlerini aldım. İnanılmaz lezzetli!. Gelen övgüler insanı nasıl kamçılıyor bir bilseniz. Öyle bir lezzetli ki tadını alan hemen herkes çocukluğundaki tadı aldığını söylüyordu. Birde biz o kadar dikkatli üretiyorduk ki, hani organik değildi ama organikten daha lezzetliydi. Sadece İyi tarım sertifikamız vardı.

devamı…

 

Bir Cevap Yazın